22/02/2020

Kadıköyde Mümkün Kadıköy’de işlerine bisiklette gidenlerin sayısı her geçen gün artıyor. Tercih edenlerin ise farklı sebepleri var. Hazır Ofisleri tercih edenlerin aynı zamanda bisikleti de tercih etmeleri iş hayatındaki dönüşümün göstergelerinden biri. “Dünyanın çok az metropolinde 30km uzunluğunda sahil şeridinden ilerleyen kendine özel bir bisiklet yolu var. Bu yolda kulaklığımı çıkartarak martıları, denizin sesini ve kokusunu alarak ilerlemek beynimi açıyor.” Metin böyle düşünüyor. “İş ten erken çıktığım bir günün sonunda eve bisikletle dönerken kendimi Caddebostan plajında güneşlenirken buldum. Sırt çantamdan kitabımı çıkartıp sonuna kadar okuduğumda sahil yoluyla aramdaki bağ daha da kuvvetlenmişti.” Bisiklet kullanmak her ne kadar bireysel bir eylem olarak gözükse de dostluklara da yol açan yoğun bir eylem. “Bisiklet kullanmayı spor olarak görmüyorum. Spor yapmak için bisiklete binmiyorum. Benim için bisiklet bir ulaşım aracı. Ancak bu süreçte sağlıklı yaşama bir katkısı var ise ne mutlu bana. Aynı yolda akşamları yürüyüş yaparken zaman zaman keşke bisikletim yanımda olsaydı daha hızlı ilerlerim diye düşündüğüm zamanlar oluyor. Bisiklet başka ulaşım araçlarıyla karşılaştırıldığında yavaş gibi gözükse de benim için hızın belirleyici unsuru. Bu sanırım yaşam hızınızı nasıl tercih ettiğinizle alakalı. Bisiklet sevdam doğa hassasiyetimle de paralel. Motoru olan 4 yada 2 tekerli her şey aslında doğayı kirletiyor. Bu nedenle bisiklet kullanmak benim için önemli bir duruş. Bisikletle işe gittiği öğrenen arkadaşlarımın en çok sorduğu soru, yorulmuyor musun ve terlemiyor musun? Yorulmuyorum, otobüslerde metrobüslerde inanın daha çok stres, daha çok ter var. İstanbul’da şanslı bir coğrafyadayız. Aşırı sıcak yada aşırı soğukların olmadığı günün 200 günü kuru olan harika bir şehrimiz var. Bunu bisikletle daha da iyi hissediyorsunuz."